Rtib

Avrupa'nın en yüksek gökdelenini Moskova'da Türk şirketi inşa ediyor

Gayrimenkulde Avrupa Bölgesi'nin en yüksek binası yerden yüksekliği 300 metre olan Rusya'nın başkenti Moskova'daki Capital City Towers. Bu binayı inşa eden Türk şirketi Ant Yapı yine Moskova'da inşasına başladığı 330 metrelik Plot-16 gökdeleniyle hem kendi rekorunu, hem de Avrup

“RTİB ile Zirve Sohbetleri” 28 Şubat'ta başlıyor, ilk konuğumuz Hüsnü Özyeğin

Rus-Türk İşadamları Birliği RTİB, Moskova’daki yeni bir etkinliğini sizinle paylaşmak istiyor.  Her defasında Rusya’da iş yapan ve ismini zirveye yazdıran bir başarılı işadamımızı konuk edeceğimiz “RTİB ile Zirve Sohbetleri” başlıyor. İlk buluşmamızın konuğu, ba

Colins`in büyük başarısı

Rusya'da iki kişiden biri Colin’s giyiyor.Rusya perakende sektöründe mağazalaşarak büyüyen Türk markası Colin’s 140 milyonun üzerinde nüfusun bulunduğu ülkede iki kişiden birine markasını satmayı başardı  

Efes Rusya'da zirveye koşuyor!

SABMiller ile ortaklıkta son imzalar atıldı, Efes Rusya'da ikinci sıraya yükseldi efes...Ve dev anlaşmaya nihai nokta konuldu. Anadolu Efes'in dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi SABMiller'la stratejik işbirliğine gideceği anlaşmada son imzalar da atıldı.  Ekim ayının

THY Moskova uçuşları Vnukovo'ya

Rusya'da başarı öyküsü yazan Türk Hava Yolları 2102'ye yeniliklerle gidiyor. Buna göre, 25 Mart 2012'den itibaren Moskova çıkışlı tüm THY uçuşları Vnukovo Havaalanı'ndan yapılacak:   Konuyla ilgili olarak THY Rusya Genel Müdürü Sayın Mefail Deribaş'ın kamuoyuna

MUTLU YILLAR!

Rus-Türk İşadamları Birliği RTİB Yönetim Kurulu olarak tüm üyelerimizin, ailelerinin, tüm dostlarımızın yeni yılını kutluyor, 2012'nin herkese sağlık, huzur ve işlerinizde üstün başarı getirmesini diliyoruz. Türk-Rus ilişkilerinde de bu güzel tabloya yeni başarıların e

İş Konseyi toplantısı Moskova'da yapıldı

Türk-Rus ve Rus-Türk İş konseyleri 15. toplantısı 23 Aralık'ta Moskova'da yapıldı. Rusya Ticaret ve Sanayi Odası Kongre Merkezi’nde Türk ve Rus işadamlarının ilgi gösterdikleri toplantıda,  ilişkilerin "örnek" seviyeye geldiği vurgulandı. RTİB üyeleri geniş katılım sa
You are here: Haberler Türkiye ve Rusya 2. doğum gününü yaşıyor

Türkiye ve Rusya 2. doğum gününü yaşıyor

e-Posta Yazdır PDF
rus-buyukelci-vladimir-ivanovskiy004-greyRusya’nın Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovskiy, Gazetem’e konuştu: “ Türkiye gelecekte dünyanın gelişmiş 10 ülkesi arasına girecek. Vizesiz seyahat yaz sonunda yürürlüğe girecektir’’
İvanovskiy, Rusya ve Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 90’ncı yılını kutladıklarını belirterek, “Türkiye ve Rusya 2. doğum gününü yaşıyor’’ dedi.


TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası Demokrasi Topluluğu tarafından “Rusya - Türkiye Diplomatik İlişkileri’nin 90. Yılı” kutlamaları kapsamında düzenlenen etkinliğe katılan İvanovskiy burada Gazetem’e yaptığı değerlendirmede, Rusya’nın Türkiye’ye kurtuluş savaşında büyük destek verdiğini bildirdi.  İvanovskiy, ‘’Yapılan altın ve silah yardımlarının yanı sıra en önemli konu dostların zor durumda birbirlerinin yardımına koşmalarıdır’’ dedi.

Bugün siyasi diyalog ve ticari ilişkilerin fevkalade geliştiğinin altını çizen, Büyükelçi şöyle devam etti: “Rusya Türkiye’nin en önemli ticaret ortağıdır. Rusya Devlet Başkanı Medvedev’in Türkiye ziyaretinde 100 milyar dolar ticaret hedefi konuldu. Çok iddialı hedef ama gerçekleştirilecektir. Ülkeler arasında önemli ilişkiler artıyor. İki ülke arasında öğrenci değişim hacmi artıyor. TOBB Üniversitesi’nde Rus merkezini açtık.  Rusya’da ortak Türk-Rus Üniversitesi açılması değerlendiriliyor.

3 yıl önce atandığımda Türkiye’ de bunun gibi işlerle uğraşacağımı hayal edemezdim. Gelişmeler yapay değil. Halkların ikili çıkarlarının gelişmesinin göstergesidir.”



Büyükelçi İvanovskiy, Türk ve Rus halklarının birbirine güvendiği ve inandığını belirterek, ilişkilerin geliştirilmesine yönelik iyi niyetin her iki ülke de bulunduğunu söyledi.

Gelecek 10-15 yılda da Türk-Rus ilişkilerinin aynı tempo ile aktif bir şekilde gelişeceğini belirten Büyükelçi İvanovskiy, Türkiye’nin gelecekte dünyanın gelişmiş 10 ülkesi arasına gireceğini söyledi. Türk-Rus ortak projeleri sayesinde Türkiye’ye yeni teknolojiler geleceğini, petrol ve gaz nakliyatının da gelişeceğini anlatan Büyükelçi, İskenderun’da Rus şirketleri tarafından dünyanın en çağdaş demir çelik fabrikasının yapılacağını belirtti. Büyükelçi İvanovskiy, “Biz birbirimize güveniyor, inanıyoruz. İşbirliği alanlarının sayısı oldukça fazla. Bu projeleri gerçekleştirmek için kuvvetli el, akıllı kafalara, iyi niyete ihtiyaç var. Bunlar da Türkiye ve Rusya’da var’’ diye konuştu.



Nükleer Santral ve faydaları


Öte yandan TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası Demokrasi Topluluğu tarafından düzenlenen “Rusya - Türkiye Diplomatik İlişkileri’nin 90. Yılı” konferansına da katılan Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisi Vladimir İvanovskiy, öğrencilerin çeşitli sorularını da yanıtladı.

İvanovskiy, Ruslar tarafından Akkuyu’da yapılacak Nükleer Santral’in Türkiye’ye sağlayacağı faydaları ile ilgili soruya, “Dinamik, gelişen Türkiye sanayisi ve ekonomisinin elektriğe ihtiyacı var. Yeni teknoloji söz konusu. Kocaman bir şehir olacak. Orada genç Rus mühendis, teknisyenler çalışacak. Genç Türk kızlarıyla tanışacak, evlenecekler’’ yanıtını verdi.



Büyükelçi İvanovskiy’e yöneltilen soru ve yanıtları şöyle:




Türkiye, yenilenebilir kaynaklarına karşı nükleer riskine neden girsin?

-Hepiniz güzel ülke Fransa’yı biliyorsunuz. Elektrik enerjisinin yüzde 72’sini nükleer santralden sağlıyor. Almanya nükleer yasağını kaldırmaya hazırlanıyor. Rusya’da ise 20’den fazla nükleer santral var. Santral, ekolojik, ileriye dönük yararlı olacak. En temiz bir tesis olacak.

Türkiye’de ilk nükleer santral ihalesi 1993’de yapıldı. Rusya’da bir deyim vardır; ‘Yetişemeyen geç kalır’ diye.

Parlamentoda ilgili anlaşma Temmuz’da onaylanırsa 1 yıl sonra inşaat başlar, 5-6 yıl sonra da nükleer santral faaliyete geçer. Maliyeti 20 milyar dolar. Yüzde 40-45’i Türk şirketleri kullanacak, yani 4-5 milyar dolar Türkiye’de kalacak.



İran’a karşı BM’de yaptırım getirilirken, Türkiye’de neden nükleer santral kuruluyor?


-Kimse İran’ın barışçıl amaçlarla kullanacağı atom enerjisine karşı değildir. Başbakanımız Putin Türkiye’yi ziyaretinde İran’da Rusya tarafından yapılan santralin yakında çalışmaya başlayacağını söyledi. İran’ın nükleer programı askeri anlam taşımamalı. Askeri amaçlı nükleer teknoloji olmamalı. İran’a karşı yaptırımların akıllı olmasına çalıştık. Yaptırımlar halka karşı olmamalıdır. Burada çifte standart yok. İran, Türkiye’nin de Rusya’nın da komşusudur. Türk Dışişleri Bakanı sayın Davutoğlu,  uluslararası topluluğun taleplerini yerine getirmesi için İran’da elinden geleni yaptı.



-Rusya’nın, Türkiye’de neden Kültür Merkezi yok?


Bu konuda teklifler var. Rusya’da Yunus Emre Vakfı açılmak isteniyor. Ortak üniversite için adımlar atılıyor. Ciddi kültür ve insani ilişkilerin geliştirilmesi gerekiyor.



Vizeler yaz sonu


Büyükelçi, son günlerde sık sık dile getirilen vizelerin kaldırılması konusunda ise şöyle konuştu:

“İki ülke liderleri karşılıklı olarak vizelerin kaldırılmasını imzaladılar. Bir kısım çalışmalar sürüyor ve vizelerle ilgili anlaşma yaz sonu yürürlüğe girecektir. Öncelikle Türkiye’nin parlamentoda geri kabul ile ilgili yasayı çıkarması gerekiyor.  Bundan sonra vizeler yaz sonu kalkacaktır.’’



Türk-Rus ilişkilerinin 90.yılı


“Eğer Rusya’nın desteği olmasaydı yeni Türkiye’nin istilacılar üzerindeki zaferi kıyaslanmayacak kadar çok daha büyük kayıplarla kazanılabilirdi veya belki de hiç mümkün olmazdı. Rusya, Türkiye’ye hem manevi, hem de maddi yardım göstermiştir ve millettimizin bu yardımı unutması suç olur.’’ Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş savaşı sonrasındaki bu sözleri Türk-Rus dostluğunun kalıcılığının göstergesi gibi.

Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında diplomatik ilişkilerin temeli 90 yıl önce atıldı. Geçen yüzyılın 20’li ve 30’lu yılları Rus-Türk ilişkileri açısından benzersiz bir dönem oluşturuyor. Bu dönemde doğrudan silahlı müdahale tehlikesi karşısında ve çok zor şartlar altında kalan iki ülke birbirine dostluk elini uzattı.



Neler oldu?


Bilindiği üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan yalnızca 3 gün sonra 26 Nisan 1920’de Mustafa Kemal, yeni kurulan Hükümet adına diplomatik ilişkilerin kurulması teklifi ile Türk halkına işgal kuvvetleriyle adil mücadelesinde olası yardımın gösterilmesini içeren resmi bir mektupla Sovyet Rusyası Hükümeti’ne başvurdu.

Sovyet Rusyası Dışişleri Halk Komiseri G.V. Çiçerin de 3 Haziran 1920 tarihli cevabi mektubunda sağlam dostluk ilişkileri kurmak için beklenmeksizin her iki ülkede büyükelçilik ve konsolosluk temsilciliklerinin kurulmasını teklif etti. Çiçerin’in, mektupta özellikle, “Sovyet Hükümeti’nin Türk halkının kendi bağımsızlık ve egemenliğinin uğruna verdiği kahramanca mücadeleyi canlı bir ilgiyle izlediği ve Türkiye için zor olan bu günlerde Türk ve Rus halklarını birleştirecek dostluğun sağlam temelini atmaktan mutlu olduğu’’ kaydediliyor. Bundan böyle 3 Haziran 1920 Rusya ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kuruluş tarihi olarak sayılıyor.

Bu arada 16 Mart 1921 tarihinde Moskova’da Rusya ile Türkiye arasında süresiz dostluk ve kardeşlik anlaşması törenle imzalandı. Sovyet Rusya’nın Türkiye’ye  yapacağı 10 milyon altın Ruble (daha sonra artırılıyor)  tutarındaki maddi yardım ve askeri yardım konusunda da uzlaşma sağlandı.

Sovyet resmi verilerine göre, 1920 mutabakatları uyarınca ve 16 Mart 1921 tarihli Antlaşma’nın gereği olarak 1920-1922 yıllarından Rusya’nın Novorossiysk, Tuapse ve Batumi limanlarından Türkiye’ye 39 bin tüfek, 327 makineli tüfek, 54 top, 63 milyon fişek, 147 bin top mermisi gönderildi. Jivoy ve Jutkiy adlı iki avcı botu da hibe edildi. Sovyet Hükümeti Ankara’da iki barut fabrikasının kurulmasına yardımcı olurken fişek fabrikası için de gerekli malzemeyi, hammaddeyi sağladı. Bunun yanı sıra 1920 yılında Müsteşar Y.Y. Umpal-Angarskiy başkanlığındaki Sovyet diplomatik misyonu, Türk tarafına vaat edilen 200.6 kilo külçe altını TBMM temsilcilerine teslim etti.



Türkiye’den yardım eli


Bu arada çok az bilinen bir gerçeği de unutmamak gerekiyor. Rusya’nın yardımlarına karşı Anadolu’daki hükümette aynı duyarlılık içindeydi. Mustafa Kemal o dönem kıtlık içinde bulunan Rusya’ya yardımda bulunulmasıyla bizzat ilgileniyor, zahire depolarındaki hububatın yüzde 40’ına el konularak Karadeniz kıyılarında bulunanların açlığını hafifletmek üzere Rus milletine armağan edilmesini emrediyor ve V.İ. Lenin’i bu konuda bilgilendiriyor. Yardımlar sadece erzak olarak yapılmıyor. Anadolu bütün fakirliğine karşın, Rusya için para da topluyor. Böylece iki ülke yönetimi, halkları, açlığın ve yokluğun yüklerini birlikte paylaşıyor ve zor yıllarda birbirinin yardımına koşuyor.



Taksim Anıtı


Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Rusya ve Türkiye arasında yeni tip ilişkilerin oluşturulması ve geliştirilmesine yönelik ilk adımların anısı 1928 yılında İstanbul Taksim Meydanı’na dikilen heykel kompozisyonu ile ölümsüzleştiriliyor. Türk Milli Kurtuluş Hareketinin kahramanlarıyla aynı safta tasvir edilen Rusya Sovyet Federatif sosyalist Cumhuriyeti’nin Tam Yetkili Temsilcisi S.İ.Aralov’un figürü, Atatürk’ün Rus-Türk ilişkilerine verdiği önemi her türlü tarihi belgeden daha iyi bir şekilde gösteriyor.
Joomlart